0 Comments

Sinema ve televizyon dünyasında spot ışıkları genellikle ana karakterlerin üzerindedir. Ancak bir hikayenin inandırıcılığını sağlayan, o dünyayı gerçek kılan asıl unsurlar ‘karakter oyuncuları’dır. Ben kendimi bir ‘karakter inşaatçısı’ olarak tanımlıyorum. Kuruluş Osman gibi dev prodüksiyonlardan, Bahtiyar Ölmez gibi samimi mahalle dizilerine kadar her projede amacım; izleyicinin zihninde ‘bu adam gerçekten oralı’ dedirtebilmektir.

Karakter oyunculuğu, az zamanda çok şey anlatma sanatıdır. Sahneniz kısıtlı olabilir, ancak bıraktığınız etki kalıcı olmalıdır. Bir ustanın elindeki aleti tutuşu, bir babanın evladına bakışı veya bir bilgenin susuşu… Bunların hepsi yılların birikimi ve dikkatli bir gözlemle mümkündür. Mühendislik yıllarımda arazi çalışmalarında gözlemlediğim insan portrelerini bugün setlerde harmanlıyorum. Bir karakterin sadece sözlerini değil, sessizliğini de oynamak gerekir. Bu blog yazısında, yan rollerin bir yapımın omurgasını nasıl oluşturduğunu ve bir karakteri ‘ikonik’ kılan o küçük ama hayati detayları paylaşıyorum.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir