0 Comments

Çoğu insan için kariyer, belirli bir yaştan sonra sadece bir alışkanlığa dönüşür. Emeklilik ise bir ‘durma’ noktasıdır. Ancak benim hikayem, bu kabullenişin tam tersi bir yönde ilerledi. Jeoloji Mühendisi olarak geçirdiğim onca yıl, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’ndeki (MTA) Başmühendislik görevim; bana hayata dair sarsılmaz bir disiplin kazandırdı. Toprağın katmanlarını, madenlerin damarlarını incelerken aslında sabrı ve detayın gücünü öğrendim. Bugün bu tecrübeleri kamera önünde, bir karakterin ruhsal katmanlarını çözerken kullanıyorum.

Bir mühendis olarak projeye yaklaşımım neyse, bir oyuncu olarak senaryoya yaklaşımım da aynıdır: Analiz, hazırlık ve uygulama. Gönül Dağı setinde bir amcayı, The Turkish Detective’de bir zanaatkarı canlandırırken aslında o karakterin ‘statik hesaplarını’ yapıyorum. Yaşın sadece bir sayı olduğunu, tutkunun ise asıl yakıt olduğunu kanıtlayan bu yolculuğumda, değişimden korkan herkese bir mesajım var: Teknik dünyadan sanatın estetik dünyasına geçmek, sadece bir perspektif meselesidir. Önemli olan, elinizdeki işi en yüksek profesyonellikle teslim etme arzusudur.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir